Menü
Ana Sayfa » Özel Yazılar » Bir Gemi Buzda Sıkıştığında Ne Yapmalı?

Bir Gemi Buzda Sıkıştığında Ne Yapmalı?

Kuşatılma”, bir teknenin etrafı buzla kaplandığında, neticede kendi gücüyle veya dümen donanımını kullanarak manevra yapamaması veya hareket edememesi olarak tanımlanır.

Geminin buzla kuşatılması, yürütme gücünü ve dümen donanımını kullanamadığında gemiyi tehlikeli bir duruma sürükleyebilir ve tamamen rüzgârın, havanın ve buz kütlelerinin insafına terk edebilir. Durum daha kötüye giderse, gemi sığ bölgelere veya kalın buzlarla veya daha büyük buzdağlarıyla kaplı alanlara sürüklenebilir.

Buz tabakası kalınlaştığında ya da buzun uyguladığı baskı geminin yanlarına bindiğinde, buz tekne gövdesine baskı yapar ve gemiyi sıkıştırır. (Her iki tarafına zorla baskı uygulanmış bu durumdaki bir gemi için, “sıkıştırılmış” denilebilir.)

Bir geminin kaptanının denizde karşılaşabileceği en zor durumlardan biri, buz içinde sıkıştırılmış veya kuşatılmış geminin üstesinden gelmektir.

2013 yılında, bilimsel araştırma gemisi olan MV Akademik Shokalskiy, Commonwealth Koyu’nda buzla sarılmıştı. Etrafını kaplayan buzu arttırdığı görülen sert bir kar fırtınasına dayanan Rus gemisini kurtarması için üç buzkıran çağrıldı. İki hafta boyunca, Avustralyalı Antarktika Keşfi 2013-2014 seferi yapılırken, Akademik Shokalskiy, Antarktika’da Commonwealth Koyu’nda kalın buz içinde sıkışıp kaldı. Bilim adamları ve yolcular 2 Ocak’ta kurtarıldı.

Buz seyri şimdiye kadar birçok gemi kaptanının ve hava durumu ajanslarının dikkatini çekmiştir. Bir gemiyi buz kuşatmasından kurtarmak için aşağıdaki hususlar çok önemli olabilir:

Tahammül: Ağır koşullar çoğu kez denizcilerin sabırlarını göstermelerini ve baştan savma önlemlerden, buz kütlelerinin ve akıntı yönünün kuvvetini hafife almaktan kaçınmalarını talep eder. Bazı durumlarda gemiadamlarının meteorolojik koşulların iyileşmesini beklemesi gerekmektedir. Bu, geminin yakıtını idare etmesinde ve bazen gerekli onarımların yapılmasını sağlamakta yardım eder. Bununla birlikte, dengeli görünse bile bir geminin bir buzdağının yakınına gelmesi aşırı tehlikelidir. Böyle bir durum ortaya çıktığında gemi yavaşça hareket etmeye devam etmeli ve geminin hareketleri buzların hareketlerine karşı değil, buzlarla birlikte olmalıdır. Bir buzkıran yardımı olmaksızın veya buzkıranın yardımıyla bile bu uzun ve yorucu bir çalışma olabilir. Bu gibi durumlarda denizciler en iyi dayanışmayla meteorolojik koşullar değişinceye kadar sabırlarını korumalıdırlar.

Geminin Dengesi: Deniz üzerindeki buzlanma, geminin kararlılığını riske atan en önemli endişe sebebidir. Yoğun buz oluşumu pruvadan gelen rüzgâr ve dalgalardan kaynaklanabilir. Buzların birikimi, rüzgâr üstünde, rüzgâr altıyla karşılaştırıldığında daha fazladır. Yüklü bir gemi için, geminin sürekli bir tarafa meyletmesine ve güverteyi batıracak açı yapmasına yol açar.

Buz Kütleleri İçinde Seyir:

  • Buz kütlelerine uygun bir giriş noktası en çok arzulanandır ve olumsuz hava koşullarında sabır isteyebilir. Buz kütleleri üzerinde giden tekne, buzla beraber ilerlemeye ve istikrarlı, fakat yavaş hareketini korumaya çalışmalıdır.
  • Zorlayarak buz kütlesi içinden geçişten sakınılması tavsiye edilmektedir. İlerleme amaçlanan yönden ziyade genel yönde yapılmalıdır. Bir gemi buz kütlesi içinde geri giderken, dümen her zaman ortada olmalıdır.
  • Pervanelerin kısa ve ileri hareketlerle yavaşça dönmesi sağlanmalıdır. Ancak bir gemi çok kötü sıkışırsa, serbest kalması için tam yol geri denenebilir. Bu aynı zamanda, tanklardaki balastın aktarılması veya alternatif olarak trimi oldukça azaltarak geminin serbest kalmasını sağlayacak olan, baş ve kıç tanklara su almayla da başarılabilir.
  • Yük kreyni üzerine ağır bir ağırlık asıldığında, gemiye onu çevreleyen buzu kırmak için yeterli eğim verilebilir. Makine dairesi alarm sisteminin veya buz demirinin buza tutturulmasıyla gemiyi eğmek için, geriye giderken kıçtaki vinçler kullanılabilir.
  • Son çare, kesilen deliklerden buzun altına yaklaşık 10-12 m derinliğe yerleştirilen patlayıcıları kullanmak olabilir ve bunlar, gemi geriye hareket ederken patlatılabilir.
  • Buzlanmadan etkilenen bölgeleri geçerken buzlanma bilgisi, buzlanma tahminleri ve gözlemleri, uluslararası buz devriyesinden gelen talimatlar muazzam yardımcı olabilir.
  • Bir buzkıran bir gemiye yardım ediyorken, geminin ve mürettebatının buzkıran ve yardım edilen gemi arasındaki işaretleri tam olarak bilmesi çok önemlidir. Bir gemiden daha fazlası buzkıran yardımı alıyorsa, gemiler arasındaki mesafe mümkünse aynı şekilde korunmalıdır.
  • Sahil güvenlik buzkıranları veya diğer yardım sağlayıcılar ile tüm gemilerin iletişimleri RT frekanslarında sürekli telsiz telefon dinlenmesiyle sürdürülmelidir.

Buz seyri, kıyı seyri, trafiğin yoğun olduğu sularda seyir ya da nehir geçişlerinden çok farklıdır.

IMO‘nun Gemi Tasarımı ve Yapısı Alt Komitesi, yeni olan SOLAS’ın XIV. Bölümünü tasarlayarak Kutup Sularında Çalışan Gemilere Yönelik Uluslararası Güvenlik Önlemlerini koordine etmektedir. SOLAS’ın XIV. bölümüne bağlı, zorunlu olacak bir taslak kod geliştirilmiştir.

Kutup kodu, kutup sularında çalışan gemilerle alakalı tasarım, yapı, ekipman, operasyonel eğitim, arama kurtarma ve çevre koruma konularının tümünü içermeyi hedefler. İnsan unsuru, Eğitim ve Vardiya Tutma Alt Komitesi, Yangından Korunma Gereçleri, Emniyet ve Can Kurtarma Araçları Bölümü’nü ayrıca yeniden inceleyecektir.

Seyir, Haberleşme ve Arama ve Kurtarma Alt komisyonu, Seyir ve Haberleşme bölümleriyle ilgileneceklerdir. Kutup sularında çalışan gemilerden “Polar Water Operational Manual  taşımaları istenecektir. Koda uygunluk esas alınarak, kutup bölgelerinde faaliyet gösteren gemilere “Polar Ship Certificate” verilecektir.

Dolayısıyla, gemi işletimi ve yönetiminin yasallaştırılması, kutup bölgelerinde gittikçe artmakta olan gemiciliğin selametini korumaya yardımcı olacaktır. Gemileri ve gemiadamlarını daha iyi eğitim ve yöntemlerle donatmak, tehlikesiz ve çevre dostu operasyonlarla sonuçlanacaktır.

Kaynak: Marine Insight
Tercüme: Saadet Sülen

Düzenleme: Rüya Hazar
Ekleyen: Hasan Bölge

YAZAR: Saadet Sülen

Karadeniz Teknik Üniversitesi Sürmene Deniz Bilimleri Fakültesi mezunu olan Saadet Sülen, İzmir Nevvar Salih İşgören MTAL’nde Yük İstif, Gemi Yapısı ve Dengesi Atölye Şefi ve Gemi Yönetimi öğretmeni olarak görev yapmaktadır. UDHB Uzakyol Denizci Eğitimci yetkisine sahiptir. “Denizcilik Eğitiminde Gerçekçi Uygulamalar” projesinde görev almıştır. İyi derecede İngilizce bilmekte, evli ve iki çocuk annesidir.

2 Adet Yorum

  1. Bu da çok iyi bir bilgi “bilgi berekettir” sağolun ..tüm ekibe teşekkürler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önceki yazıyı okuyun:
Gemi Fırtına Uyarısı Aldıktan Sonra Gemiadamları Ne Yapmalı?

Bir gemiye katılmadan önce her gemiadamının “sütliman seyir ve sakin denizler” dilemesinin başlıca nedeni fırtınalardan korunmak içindir. Kariyeri boyunca her...

Kapat