Menü
Ana Sayfa » Özel Yazılar » Deniz Raporu Nedir ve Nasıl Hazırlanmalıdır?

Deniz Raporu Nedir ve Nasıl Hazırlanmalıdır?

Deniz Raporu (Sea Protest), gemilerin seyr-ü seferleri sırasında karşılaştıkları kaza veya olağandışı olayları yansıtan, gemiadamlarının tamamının ya da bir kısmının katılımıyla kayıtlara geçilmesi sağlanan ve gemi mührü ile kaptan imzasıyla onanan resmi evraka denir.

Sefer sırasında, örneğin gemi bir başka gemi ile çatışmışsa, fırtına nedeniyle ambarlar havalandırılamamışsa, emniyet bağları (lashing) kopan bir yük devrilip aynı yükü ya da başka bir yükü hasara uğratmışsa, fırtınadan geminin can filikasının parçalanması gibi vb. nedenlerden dolayı meydana gelen hasarlar için gemi kaptanı, Türk Ticaret Kanunu (TTK 1098’nci maddesine) göre ilk uğrak limanında bir deniz raporu düzenlemekle yükümlüdür.

Uluslararası kurallarda da olan bu hüküm, “bağlı olduğu sicil limanı (bandırası) ne olursa olsun” her geminin kaptanı böyle bir işlemi yapmak zorundadır. Kaptan deniz raporu için mahkemeye başvurmak zorundadır. Hâkim, gemiadamlarını tanık gibi dinler ve ifadelerini tutanağa geçirir. Deniz raporu bu tutanaklar ve eklerinden oluşur. Hukukta “deniz raporu”nun içerdiği bilgiler her türlü delille kanıtlanabilecek bir takdiri delildir.

Deniz raporu, yasal olarak gemi kaptanının bir yükümlülüğü olarak düzenlenmektedir. Gemi kaptanı, geminin seyr-ü seferi sırasında meydana gelebilecek bütün kazaları, gemi/yükün kaybı ya da hasara uğraması veya geminin bir barınma limanına girmesini gerektirmiş olması durumu fark etmeksizin gemiadamlarının tamamı veya bir kısmının katılımıyla mahkemece tespit ettirmek zorundadır.

Türk Ticaret Kanunu (TTK 1098’nci maddesine) göre;

“(1) Kaptan, yolculuk sırasında gemiyi veya taşınan eşyayı ilgilendiren veya başkaca bir maddi zarar doğurması muhtemel olan bir kaza meydana geldiğinde, gemi zayi olsa bile, bir deniz raporu düzenlenmesini istemeye yetkili ve kendisinden istendiği takdirde buna zorunludur. Deniz raporunun düzenlenmesini donatan veya ilgisi olduğunu ispat eden herkes isteyebilir. Deniz raporunun, vakit kaybetmeksizin aşağıda belirtilen yerlerden birinde düzenlenmesi istenebilir:

a) Varma limanında ve eğer varma limanı birden çok ise, kazadan sonra varılan ilk limanda.

b) Gemi tamir edildiği veya eşya boşaltıldığı takdirde barınma limanında.

c) Yolculuk geminin batması yüzünden veya diğer bir sebepten varma limanına ulaşmadan biter ise, kaptanın veya ona vekâlet eden kişinin uğradığı ilk elverişli yerde.

(2) Kaptan ölür veya deniz raporu düzenlettiremeyecek bir hâlde bulunursa, gemide kaptandan sonra en yüksek rütbeli zabit tespit yaptırmak zorundadır.

(3) Denizde can ve mal koruma hakkındaki mevzuat hükümleri saklıdır.

(4) Deniz raporu, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde mahkemelerce düzenlenir. Diğer yerlerde, Türk Bayraklı gemiler için yerel mevzuat hükümleri saklı kalmak üzere Türk konsoloslukları, deniz raporu düzenler.”

Tespit için gemi kaptanının başvuracağı mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi’dir. Yukarıda yazılı olarak gösterilen “Türk Ticaret Kanunu (TTK 1098’nci maddesine)” göre belirtilen mahallerde Asliye Ticaret Mahkemesi yoksa ticaret davalarının görüldüğü Asliye Hukuk Mahkemesi’ne başvuru yapılır.

Deniz raporu düzenlenmesi istemiyle kaptan tarafından Türk Ticaret Kanunu (TTK 1100’ncü maddesine) göre mahkemeye hitaben verilen dilekçeye:

– Bütün gemiadamlarının ad ve soyadlarını içeren gemiadamı (personel) listesi,
– Gemi jurnalinin fotokopisi,
– Bir kaptan raporu,
– Deniz raporu alınmasına neden olan olayın krokisi, eklenmelidir.

Dikkat edilmesi ve özen gösterilmesi gereken hususlar

Uzun yıllardır yapılan uygulamalardan edinilen birikim ve tecrübelere dayanılarak, deniz raporuna esas olacak kaptan raporunu hazırlarken ve bunun dayanağı olan gemi jurnalini doldururken, gemi kaptanlarının aşağıda açıkça belirtilen maddelere dikkat etmesi gerekir;

  1. Olay müşterek avarya niteliğinde ise; gemi kaptanı “Gemi ve yükün güvenliği/emniyeti için şu önlemleri almaya karar verdim ve bu kararımı uyguladım” şeklinde açık olarak iradi kararını yazmalıdır.
  2. Sol sayfaya “rüzgârın kuvvetini”, sağ sayfaya “fırtınanın şiddetini” yazmalıdır.
  3. Çatma ve oturma olaylarında gemi kaptanı, yaptığı seyirle ilgili olarak belli yerden açıklıkları, rotaları ya da nereye doğru baş tuttuğunu yazmalıdır.
  4. Yük hasarı ya da olası yük hasarı durumlarında, yükle ilgili olarak alınan önlemleri, yüklemenin başlamasından itibaren başlayarak istif, havalandırma, sıcaklık ölçme vb. olayları yazmalıdır.

Kaynaklar: Gemi Acenteliği Eğitim Kitabı, Türk Ticaret Kanunu

YAZAR: Hüseyin Altay Yontan

Genel Koordinatör | General Coordinator

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önceki yazıyı okuyun:
Gemilerde Biyodizel Kullanımı

Günümüz denizciliğinde kullanılan dizel yakıtlar uzun süreli seyirlerde, gemilerin yakıt ikmali ihtiyaçlarını en alt düzeye indirerek, daha uzun süreli sefer...

Kapat