Menü
Ana Sayfa » Sanatta Denizcilik » Denizci Ressamlar: İsmail Hakkı Bey, Hüsnü Tengüz

Denizci Ressamlar: İsmail Hakkı Bey, Hüsnü Tengüz

Değerli okurlar; Temmuz sayımızda da “Bahriyeli Ressamlar” serimize devam ediyoruz. Bu ayki konumuzda ilk olarak Bahriyeli Ressam İSMAİL HAKKI BEY’i (1863 – 1926) sizlere tanıtmaya çalışacağız.

 

Sanatla kalın, sağlıcakla kalın.
Gökovalı Kayıkçı.

 

İsmail Hakkı Bey (1863-1926)
Üsküdar’da doğdu. Aynacılar kahyası Hacı Mehmet Ali Efendi’nin oğludur. Sanat camiasında “Bahriyeli İsmail Hakkı Bey” ve “Kaymakam İsmail Hakkı Bey” namı ile ün yaptı. Bahriye Mektebi’nde okudu. Resme olan merakı hocaları tarafından takdir ve teşvik edildi. Harbiye Sınıfına geçerek (1884), inşaiye (gemi inşa) sınıfından mülazım (teğmen) oldu (1886).

 

Bahriye Nazırı’nın dikkatini çekmeyi başardı ve Osmanlı Donanması için inşa olunacak Ejder torpido botunun yapımına nezaret etmek üzere Hamburg’a gönderildi.

 

İki yıl kaldığı Almanya’da zamanın birçok teknik yeniliklerini görüp, tetkik etti, bilgi ve görgüsünü arttırdı. Osmanlı Donanmasında yapılabilecek yenilikler hakkında pek çok plan, proje ve rapor hazırladı. Yurda dönüşünde proje ve raporlarını Bahriye Nezareti’ne verdi. 5 yıl hizmetten sonra Bahriye adına ikinci kez Hamburg’a gönderildi (1895). Ancak ülkesinden gönderilen maaşı kesilince maddi sıkıntıya düştü, türlü güçlüklerle karşılaştı ve bu arada resim yapıp satarak geçimini temin etmeye çalıştı. Yaptığı bütün müracaatlar dikkate alınmayınca çok sevdiği Bahriye Subaylığı mesleğinden istifa etti (1897). Hamburg’da “Bloom und Voss” Tersanesinde sivil gemi inşa mühendisi olarak çalışmaya başladı. Bu dönemde aynı zamanda ünlü ressamların atölyelerine de devam ederek, resim çalışmalarını sürdürdü. Gerek sanatsal kabiliyeti ve gerekse şartların yarattığı oluşumlar nedeniyle resim tekniğini geliştirebilme imkanlarını iyi değerlendirebilmesi, kendisine önemli katkılar sağladı.

 

Kuzey denizlerine yaptığı pek çok deniz seyahatlerinde, kuzey denizlerinin koyu renkli bulutlarını, köpüklü dalgalarını, korkunç görünüşlerini inceledi. Küçüklü büyüklü pek çok sulu boya, guvaj teknikleriyle deniz resimleri yaptı. Bu dönemde renkli litografya ve gravür baskısını da öğrenmiş, bu usulle birçok resmini de çoğaltmıştı.

 

Meşrutiyetin ilanından sonra İstanbul’a çağrılıp rütbesi iade olundu ve binbaşı rütbesine terfi ettirilerek (1908) tersanede görevlendirildi. Bir müddet sonra da yarbay rütbesinde iken kendi arzusuyla Bahriye’den emekli oldu (1914).

 

Son olarak İstinye Tersanesine mühendis olmuş ve ömrünün sonuna kadar burada çalışmıştı (1926). İstanbul Paşabahçe’de vefat etti.

 

İsmail Hakkı Beybir sanatkarda bulunması gereken bütün meziyetlere sahip olduğu halde maalesef yaşadığı sürece değeri bilinmemiş, hiç kimseden yardım ve himaye görmemiştir.

 

Tablolarında suların kıpırdanışı, dalgaların çatlayışı, fırtınaların haykırışı hissedilir. Suluboya, guvaj, karakalem, pastel ve yağlı boya teknikleriyle gemi resimleri, deniz savaş resimleri pek çok peyzaj deniz resimleri yapmıştır. Eserlerinde desen ve teknik bilgisi, renk uyumu birbirini tamamlamaktadır. Denizin her türlü halini ustaca resmetmiş, adeta denize ruh vermiştir.

 

Almanya’da yaptığı resimler özel koleksiyonlarda olup, bilhassa Berlin’de birçok koleksiyonda eseri bulunmaktadır. Berlin ve Viyana’da açılan (1918) Türk ressamlarının karma sergisine “Yavuz Zırhlısı”, “Portre”, “Kıyı Nöbetçisi”, “Çengelköy Sırtları” adlı dört eserle katılmış ve çok beğenilmiştir.

"Yavuz Muharebe Kruvazörü ve Hamidiye Hafif Kruvazörü Karadeniz’de" İstanbul Deniz Müzesi
“Yavuz Muharebe Kruvazörü ve Hamidiye Hafif Kruvazörü Karadeniz’de” İstanbul Deniz Müzesi

 

 

"Irresistible Zırhlısının Batışı" İstanbul Deniz Müzesi
“Irresistible Zırhlısının Batışı” İstanbul Deniz Müzesi

 

 

"Çanakkale Savaşı" İstanbul Askeri Müzesi
“Çanakkale Savaşı” İstanbul Askeri Müzesi

 

 

"Eşi" R. Portakal Arşivi
“Eşi” R. Portakal Arşivi

 

 

"Portre" İstanbul Resim ve Heykel Müzesi
“Portre” İstanbul Resim ve Heykel Müzesi

 

 

Bu ay sizlere tanıtacağımız ikinci “Denizci Ressamımız” Katip lakaplı HÜSNÜ TENGÜZ (1874 – 1950)

 

Hüsnü Tengüz (1874-1950)
İstanbul’un Cibali semtinde doğdu. Resim sevgisi çok küçük yaşta başlamış ilk sanat zevkini halk ressamlarımız arasında bilhassa gemi ve deniz resimleri yapmakla ün kazanmış olan Emin Baba’dan almıştı.

 

İlkokuldan sonra devam ettiği rüştiye de resim öğretmeni Fahri Kaptan onun üstün yeteneğini görerek resim çalışmalarına teşvik etti.

 

Deniz subayı olmayı çok isteyen deniz tutkunu Hüsnü öğrenimine Heybeliada Bahriye Mektebinde devam etti. Burada da ressam Eyüplü Şükrü Beyin yardım ve teşviklerini gördü.

 

Mektebin son sınıfında iken hastalanıp uzun süre derslerine devam edemeyen Hüsnü Bey öğrenim süresini geçirdiği için Menşe-i küttab / askeri katip sınıfına ayrıldı ve mülazım rütbesiyle okuldan mezun oldu.

 

Onun Katip lakabı buradan gelir. İlk görevi Ekran-ı Harbiye Bahriye Dairesinin resim ve harita çizim işleri idi.

 

Suluboya tablolarını kendine has bir teknikle yapmıştır. Çalışmaları peyzaj türünde olup, daha çok deniz manzaraları, her türlü tekne, tarihi gemiler, deniz savaşlarını tasvir eden konulardır. Zamanın Seyr-i Sefain İdaresi (Türkiye Denizcilik İşletmeleri) tarafından ısmarlanan ve idarenin bütün gemilerini kapsayan suluboya bir albüm de hazırlamıştır.

 

Bahriye matbaası tarafından basılan Osmanlıca Bayram Hediyesi “Beday-i Asar-ı Osmaniye” adlı kitabı, çizmiş olduğu 70 adet resimle süsledi.

 

Pek çok levha da yazan Hüsnü Bey güzel sanatların diğer kollarına da ilgi duyuyordu. Kanun ve ney çalar, şiir yazardı. Farsça Arapça ve İngilizce bilirdi. 5.dereceden Mecidi ve Gümüş Liyakat madalyası sahibi olup, soyadı kanunu ile deniz anlamına gelen “Tengüz” soyadını almıştı. İstanbul’da vefat etti. Kabri Kasımpaşa’dadır.

 

Özellikle “Sultan Abdülaziz’in Londra’da Karşılanışı” isimli tablodaki perspektif derinlik ve olağanüstü fırça kullanabilme tekniği, sanatçının değerini tartışılmaz kılmaktadır.

"Hüsnü Tengüz" Ahmet Tengüz (oğlu) Koleksiyonundan
“Hüsnü Tengüz” Ahmet Tengüz (oğlu) Koleksiyonundan

 

 

"Heybeli Ada Bahriye Mektebi" İstanbul Deniz Müzesi
“Heybeli Ada Bahriye Mektebi” İstanbul Deniz Müzesi

 

 

"Sultan Abdülaziz’in Londra’da Karşılanışı" İstanbul Deniz Müzesi
“Sultan Abdülaziz’in Londra’da Karşılanışı” İstanbul Deniz Müzesi

Kaynakça: www.dzkk.tsk.tr

Ekleyen: H. Altay Yontan

YAZAR: Hüseyin Altay Yontan

Genel Koordinatör | General Coordinator

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

KATEGORİ: Sanatta Denizcilik
Denizci Ressamlar: Ahmet Vesim Paşa, Seyit Ali Efendi, İbrahim Efendi, Fahri Efendi

Dergimizin Haziran sayısında, sizlere söz verdiğim gibi ”Denizci Ressamlarımız’a” devam ediyorum. Dikkatinizi çekeceğini umduğum en önemli konu 16. yüzyıldan 19....

Kapat