Menü
Ana Sayfa » Köşe Yazıları » Kaptanın Eşi

Kaptanın Eşi

En son puslu, soğuk bir 20 Kasım günü Tuxpan / Meksika’dan, Küba’ya hareket edecek gemiden güç bela haberleştiğimiz Süvari Bey “Yeni yıla evde girmek istiyorum, kısmet…” demiş, birkaç sözcüğe ailesine olan derin özlemini sığdırmıştı. Aksi bir durum meydana gelirse, ailesini hayal kırıklığına uğratmamak için bunu eşine söyleyememişti.

İnsan doğduğu andan itibaren, ruhsal ve bedensel olarak başkalarının ilgisine, şefkatine her zaman ihtiyaç duyar. Belirli bir olgunluğa erişince kendi yuvasını kurmak, hayatın yükünü birlikte omuzlayacağı, yan yana yürüyeceği, iyi ve kötü her anında yalnızlığını paylaşacağı birine ihtiyaç duyar. Denizci olmak, karadan zaman zaman uzakta kalmak, insanın bu en doğal ihtiyacını karşılamasına hiçbir şekilde engel değildir.

Doğal olarak insanlar bir arada bulunmak için evlenir, aynı çatı altında yaşamak için. Denizcilik dünyanın en zor mesleklerinden biri olarak kabul edilmiştir. Seferlerin aylarca sürmesi, iletişim olanaklarının kısıtlı olması, hatta bazen hiç mümkün olmaması, bir denizcinin evliliğini zorlaştıran en temel unsurlardır.

Gitmek mi zor, kalmak mı? Ufukta kaybolan gemiye dimdik ayakta durarak el sallamak, sevdiğini üzmemek için gözyaşlarını saklamak mı, yoksa kıyıdan uzaklaşırken gözyaşlarının yüzüne çarpan serpintilere karışarak küçülen insanlar arasında sevdiklerinin belirsizleşmesine dayanmak mı? Sevdiklerinden ayrı zaman geçirmek, özleme dayanmak, onların iyi kötü anlarında yanlarında olamamak, çocuğunun doğumunu görememek ya da doğduktan aylar sonra onunla tanışabilmek, ailenin bir arada olması gereken bayram, yılbaşı ve doğum günlerinde çoğu zaman uzaklarda olmak…

Herhangi bir yakının hastalık veya kaybında yanında bulunamamak, destek olamamak gibi durumlar, giden için dayanılması güç olan durumlardan bazıları.

Ancak çok güçlü kadınlar bir denizciyi sevebilir ve onun hasretine, özlemine dayanabilir” sözünü son günlerde daha sık okuyorum. Bunu bir denizci mi, yoksa onunla evliliğin zorluğunu yaşayan bir kadın mı söyledi bilmiyorum. Gerçekten, bir denizciyle evli olan kadın, çok mu güçlü, yoksa güçlü olmayı daha mı sonra öğreniyor?

Sefere giden ardında bırakıyor, ya karada geride kalan? “İçinde, tüm yalnızlığıyla kendisiyle kalan, bu yalnızlığı ne gidene ne de yanındakilere hissettiren, sadece kendi içinde saklı tutan, yalnız ama sağlam duran, yalnız ama dik ve güçlü görünmeye çalışan. Hayat devam ediyor. Eşim gittikten sonra evladımız için güçlü olmak zorundaydım. Denizci eşi olmak çok zor, ama yıllar geçtikçe bunu kabullenmeyi öğrendim. Kızımın babasına olan özlemi çok daha büyük.” diyor süvari beyin sevgili eşi Neslihan Hanım. Denizci eşi olmanın keyifli bir yanı olup olmadığını merak ediyorum, o da içtenlikle anlatmaya devam ediyor. “Denizci eşi olmak ne zaman keyifli biliyor musunuz? Eşinizle birlikte gemide olduğunuz zaman. Hem para kazanmak için çalışmak, hem de bir arada bulunmak ve gezmek gerçekten çok keyifli.” Gemiye eşiyle beraber çıkabilmek için temel denizcilik eğitimlerini aldığını da ekliyor konuşmasına. Eşiyle birlikte denizde gemide geçirdiği iki yılı, heyecanla bir çırpıda anlatıyor. “Gemimiz 1980 yapımı, 98 m uzunluğunda, 18 m genişliğinde, Türk bayraklı, Horizon-1 adlı kuru yük gemisiydi. Bu hayatımın en unutulmaz gemisiydi. Eşim geminin 1. Zabiti idi. Bu gemi biz sefere çıkmadan kısa bir süre önce korsanlar tarafından kaçırılmış ve onlardan kurtarılmış bir gemiydi. Gemide seferdeyken, Aden Körfezi’nde Somalili korsanların başarısızlığıyla sonuçlanan bir saldırıya uğradık. Yine aynı gemideyken, yaşam mahallinde yangın çıktı ve taşıdığımız yük kömürdü. Hatta gemiyi terk etme noktasına geldik, neyse ki yangın kontrol altına alındı. Başka bir seferde de gemiciler gemideki bir kazada yaralanmışlardı. Macera ve zorluklarla geçen iki harika yıldı o yıllar.”

Gemi hayatı herkes için gerçekten zordur. Kadınlar için buna dayanmak daha da zordur. Gemiye adım attığınız andan itibaren yağ ve yakıt kokusuna alışkın değilseniz buna alışmak zaman gerektirir, ki bu kokuyu daha sonra özlemle hatırlarsınız. Geminin sallanması ve zor hava koşulları, makinelerin sesi, gemide yaşamayı güçleştiren unsurlar olmasına rağmen, aile bütünlüğünü sağlamak için vardiya veya makine zabiti olan eşleriyle gemiye çıkan arkadaşlarım, o günleri gözlerinde sevinç pırıltılarıyla anlatmakta. Denizciler evlendiklerinde özellikle eşlerini yanlarında birlikte bir süre de olsa sefere götürmeli. Bu çiftlerin birbirlerine olan güvenlerini pekiştirecek ve karada kalan kadının empati kurmasını sağlayacaktır.

Süvari Bey ve eşiyle bir süredir tanışıyoruz. Denizcilerde şaşırtıcı benzerlik, onlar valizle aylarca bilmediği sularda limanlarda dolaşsalar ve her milliyetten insanlarla tanışsalar bile bir yere ait olduğunu bilmek, seferin yorucu, stresli ortamından kurtulmak, nefes almak, huzur bulmak için sıcak bir aile ortamında dinlenmek isterler. Kısa ayrılıkların ilişkileri güçlendirdiğini gözlemlemişimdir. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte iletişim araçlarıyla dünyanın öbür ucundaki sevdiğimiz avuçlarımızın arasında canlı gibi. Bu hasreti bir nebze de olsa dayanılmaz olmaktan çıkarmakta.

Evlilikte çiftlerin birbirlerine güvenmeleri ve yeterince birbirlerine özgür kalabilecekleri alan oluşturmaları evliliği daha çekici kılmakta. Zira kadınların, evlilik hayatlarında özgürlüklerinin erkeklere göre daha sınırlı olduğu gerçek. Bir denizcinin eşi, eşi seferde, karadan uzaktayken bu özgürlüğü kendini en iyi şekilde yetiştirmek için veya arkadaşlarıyla daha sosyal olmak için bol bol kullanabilir.

Denizcilik dünyanın en zor ve en tutkulu mesleklerinden, hem denizden ailesinin geçimini sağlayanlar için, hem de karada onların sağ salim dönmesini bekleyen eşi ve çocukları için.

Tüm denizcilerimize Allah selamet versin…

* Bu yazı, Kaptan Serkan Turan ve sevgili eşi Neslihan Turan’ın izniyle hazırlanmıştır.

Düzenleme: Rüya Hazar
Ekleyen: Hüseyin Altay Yontan

YAZAR: Saadet Sülen

Karadeniz Teknik Üniversitesi Sürmene Deniz Bilimleri Fakültesi mezunu olan Saadet Sülen, İzmir Nevvar Salih İşgören MTAL’nde Yük İstif, Gemi Yapısı ve Dengesi Atölye Şefi ve Gemi Yönetimi öğretmeni olarak görev yapmaktadır. UDHB Uzakyol Denizci Eğitimci yetkisine sahiptir. “Denizcilik Eğitiminde Gerçekçi Uygulamalar” projesinde görev almıştır. İyi derecede İngilizce bilmekte, evli ve iki çocuk annesidir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önceki yazıyı okuyun:
Çalışma Arkadaşımız Hüseyin Altay Yontan’ın Doğum Günü

e-MarineEducation.com'da Genel Koordinatör olarak görevini başarı ile yürütmekte olan değerli çalışma arkadaşımız Hüseyin Altay Yontan'nin doğum gününü kutlar, sağlıklı ve mutlu bir...

Kapat